|
KUŞLAR YIKANIR SESİMDE tuz basılmış yaralarıma inat pervaneyim ışığında ey hayat devrik bir sultanın kahreden kederi yanmış yıkılmış saray öreni değil artık yüreğim zinciri kopart ay çapında bir dul gecede sular uyurken uyandım dudağımda çiy gül yaprağında kan dizginleri yağmura dolanan doru taydı zaman gömdüm ölülerimi bir kızıl gülün dibine sorgucum Anka tüyü saltanatım gül böğürtlen mevsimi kuşlar yıkanır sesimde AŞKIN AKKOR HALİ surlara yazdım surlara yazdım surlara sırlar yazdım sırlar yazdım ah sırlar aşkın kaç hali var ustam kaç hali sedefkarım kaç hali ben kaçıncı haliyim bu kaçıncı yırtılışım yeni(m)den-göçler delisi- hangi yayın okuyum ucunda kanlı temren günler soldu güller soydum yastığımda lavanta kokusu kokusu bahçeler doydum soyundum terimden tenimden giyindim sen haddelerden geçtim mavisinden kobaltın bir geyik ağlıyordu gülüyordu gözlerimden çıldırmış bir şıvgının peşinde önünde bir şıvgının çıldırmış esrik çiçek-işte o körükte açan- usulca fısıldadı eğildi kulağıma bildim!akkor haliyim aşkın ÇALKAĞI Kapıyı açarım mavi bir rüzğar:Kreşendo! Düşer düşmez erir yıldızlar avluya Büyür kardelen beyazı bir su Mermer havuzlarda Çalkağısında zamanın Teleğinden kopan kuş, dökülen pul! Bülbüller mi lal dut ağacı mı Çatalkarası geceye savat Hangisini sussun dil -ki demlenir Bir yok sarnıçta Güle düşşem gönlümü,karanfilin yüzü asık İlle kanatır bir çakırdiken Aykırı kuğular ,cüce yıldızları göğün Ah benim siyah beneğim,süveydam Kaparım kapıyı,eteğimde Bin oğullu turunç balı Şiirin bin evcikli bağından yarama (
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
)
|