|
Memleket meselesi öyle kolay nakış işlenecek O sonsuz ateş içinde olsaydı Elbette kolay olmazdı geleceği yaratmak! Dem tv'de dokuz aralık çarşamba akşamı iki bin dokuz itibarıyla Mehmet Akkaya,Ekrem Ataer,Mehmet Kıvılcım beraber olduk Ne müzik ne şiir ne de köklerimizdeki damara ulaşmak bitmiyordu Biz mi karanlıkta kaldık yoksa ülke mi karanlıktı durmadan sarmallaşan gerçek uçuyordu yanımızdan Hepimiz'de yılların birikimi ve deneyi vardı ,hiç durmak istemeyen taylar gibiydik Aslında şu yüzyılın iletişim dilinde, cam ekranlarda ışık hızına yanmaya devam etmiş Hatta ,daha çok kum torbası olan acılar içinden kurtulmamız gerektiğini Programdan sonra içimden geçen mırıldanmalarla kazımıştım Ama biliyordum ki ,bizi biz yapan sancılarımız ortak bir okyanus dalgasıydı Ekrem Ataer'in kırmızı ışık notası! Benim biraz daha derinleşen notasyon arızalarım ve komalar sadece yıkan emperyalistler'e, Yakılan anadolu uygarlıklarının sofrasına, İşte Mehmet Kıvılcım'ın öğretim çabasına katkısı ve telaşında demlenen hayat notaları Her zaman olmayan bir alkışın çocukluğuyla yanımızda sevindirici oldu Şimdi ,gelinen sonuçsuz ve kararsız şenliğiyle bile uzun yollar alınmış Kısalar ise es geçilmişti! Yeryüzü Çocuklarının şarkıları daha çok söylenip daha çok aranacaktı Sözün çoğaldı yerde olmak ve Akkaya'nın konukluğu durumu kurtarırken Yarının sabahıyla karşılaşacağımız güne merhabanın türküsü başlasın mı Ekrem Ataer? Söylensin mi Mehmet Kıvılcım? Dillensin mi Mehmet Akkaya? O zaman akorlarımız bahçemize gelebilir artık.. www.ekremataer.com
|