Herkes yaşamını ördüğü karelerin içinde

Hayatına birşeyler katarak yolculuğunu sürdürürken

 O  eşsiz kalan türkülerimize soluk katmaya devam etti

Peki,o nefesiyle damıttığı hançeriyle ta okyanusun ucundaki ışıkları birer birer toplayıp kimlere armağan ediyordu!

Sanatın canını okuyan sevgisiz kanların karşısına hep çıkan

,İpek çığlığı durmadan nereye  akıyordu!

Kimilerinin kulağında yankılanan bir ceylan ateşiyle koşarken arkasına bakmadan

Kimilerinin gözlerinde duran hasreti aradığını da hissederek

 Sesini bırakmıştı kozmoza işte o zaman;

Sevginin  yağmuruyla yaktığı  sonsuzluğun türküleri şahlanmıştı bir kere daha!..

Şimdi yeniden harmanlanan aşk çocukluğunu

 Yeni yüzyılın sanat bahçesine

Anadolu uyğarlığının tezenesiyle çalarak geliyor ki,

Yeryüzünün insanlık haritasında onun yürek ırmağı kabesine selam dururken

Biz gölgesinde beklediğimiz aşk insanlığının yıldızında  kırık akorlarımızı çoğaltıyoruz

"Boğaz köprüsünün maviliğinde akan ışıklarla Mercedes Sosa'yı" unutmadan...... 

www.nurdanipek.info

 
Anasayfa
"EVREN", KÜÇÜK MÜ? Yazdır E-posta

Bir kriz rüyasına attılar bizi

Aşk çocukluğumuz büyümesin diye

Ankara'da direnen işciler

Yüreklerinde özgürlük çocuklarının ateşiyle

Tarihin karanlığına meydan okuyan gövdeleriyle

İsyan ve aşk kılıçında

İNSANBUL'A sesleniyorlar

Ben İstiklal caddesinde o evrenin yanına koşarken

Mavi bir bulutun sokaklarına

Galatasaray Lisesi önünde EMEK CEPHESİ zılgıtıyla akıyorum

Onun yüzünde mazlumların devrim gülüşünü görüyorum

Yanımızda karanfil kokulu tramvay geçiyor

Anaların kahrını bayrak yaptığı saatlerle

Evren'in canına kattığı yeryüzü koşuyor tarlasına

İşte yürürken yeni yılda çıkan amorti ile

Ekmek arası dönerin sırtı bıçak yarasında Mehmet Güleryüz dostum damlıyor

Kemancı senfonisinde bıraktığım ayak izlerinden kapıyı açarken

Ataol Behramoğlu selamında şiirin rövanşını duymak için uzanıyorum dehlizlere

Yaşar Miraç ,Önder Kızılkaya,Nesimi Aday,Hüseyin Alemdar,Küçük İskender, Aydın Bağardı ıslığıyla

Kemancı solosunun kahramanı Zeki Ateş coşkusu alkış toplarken

Bizi biz yapan türkü başlıyordu

 Zeynep  Şennur Sarıbaş , Nahide hanım,yeryüzü kızı Melisa masasıyla

Nevzat Çelik çığlığı sahne tozunu yırtık uçurtma kanıyla bırakırken

Canımın köpük köpük akorların seslerinde şiir damlatan yüreklerin selamıyla ayrılıyor

Taksim ormanında alnında durmayan yeryüzünü

Yazı yapan o küçük evrenin yürek haritasıyla yıkanırken

Bir gülüşün devrim olan çocukluğa armağanı

Bakırköy'de durmayacak Rodin heykeline bakıyordu

Evren aşk ekmeğini dağıtmaya devam etsin diye

O direnişin fotografında yoksulluğumuz ,zengin bir zalimden daha onurlu,daha masumdu ya

Şimşek pide salonunda duran sarı güller aramızda nazlanmayan bir Kartal'dı

O yolların içine akide şekeri bırakan yeryüzü kalbi

Daha ne isteye bilir ki?

"AŞK" KİMSENİN ,KİMSEYE SAHİP OLMADIĞI ,BİR YERYÜZÜ VİCDANIYDI  SADECE...

6 Ocak Çarşamba 2010

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

www.kemanci.org

www.kadikoy34.com

 
< Önceki   Sonraki >