Herkes yaşamını ördüğü karelerin içinde

Hayatına birşeyler katarak yolculuğunu sürdürürken

 O  eşsiz kalan türkülerimize soluk katmaya devam etti

Peki,o nefesiyle damıttığı hançeriyle ta okyanusun ucundaki ışıkları birer birer toplayıp kimlere armağan ediyordu!

Sanatın canını okuyan sevgisiz kanların karşısına hep çıkan

,İpek çığlığı durmadan nereye  akıyordu!

Kimilerinin kulağında yankılanan bir ceylan ateşiyle koşarken arkasına bakmadan

Kimilerinin gözlerinde duran hasreti aradığını da hissederek

 Sesini bırakmıştı kozmoza işte o zaman;

Sevginin  yağmuruyla yaktığı  sonsuzluğun türküleri şahlanmıştı bir kere daha!..

Şimdi yeniden harmanlanan aşk çocukluğunu

 Yeni yüzyılın sanat bahçesine

Anadolu uyğarlığının tezenesiyle çalarak geliyor ki,

Yeryüzünün insanlık haritasında onun yürek ırmağı kabesine selam dururken

Biz gölgesinde beklediğimiz aşk insanlığının yıldızında  kırık akorlarımızı çoğaltıyoruz

"Boğaz köprüsünün maviliğinde akan ışıklarla Mercedes Sosa'yı" unutmadan...... 

www.nurdanipek.info

 
Anasayfa
LONG LİVE ! ILHAN SELCUK!

Actually,those who live in Istanbul know the street that is called Ergenekon Street in the Şişli area.

Opposite to its parallel direction there is the Museum of Mustafa  Kemal.

Whether you come from Mecidiyeköy you look at the right hand side or you come from Ergenekon Street there is an outlet to this well-known equation,that is Kurtuluş Area.

The brotherlood of Turkish,Armenian,and Grek population who live in this area have long since been whistling at the base of this triangle.

The address of those who are taller than the shade of his whistler or those who seem in it just the same.

The children of Anatolian civilizations who make us what we are,the lovers of Republic who changes us into one; and all you exploiting, global criminals; with the smell of bread that spread from the children of this Earth take your hans off the geography of the oppressed and innocent!

Do not bring mischief into the brotherhood of our songs!

Here it is, along with the pen and the symphony of Ilhan Selçuk that brings us hand in hand with the Republic looking

into each other's eyes; while we send our regards to Asia,Africa,Latin America,India,Middle East,Mediterrenian area we will embellish our garden of affection with the tunes we dream of singing and playing in the light of the new century in the hope of there will be no blood shed and violence.

The reality of  Ilhan Selçuk  is our mirror to the history.

Those who try to blemish him will only be able to find real happiness if they share our deeds,our love,our bread.

A man.

A pioneer.

A living history.

An enlightenment.

That is:

THE SYMPHONY AND THE PEN OF ILHAN SELÇUK

                                                                                             .Akın Ok.

                                                                                                    İstiklal Caddesi-Galata

                                                                                                                         1 Ağustos-2008

                                                                                                                           Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

                                                                                                                       

 

 

 
ORHAN PAMUK NE KADAR MASUM?

Her yaratıcının yaratısını alkışlamak büyük erdemdir!

Her yaratıcının yaratısını düşünmek tarihsel bir ders notasıdır!

Her yaratıcının emek yıldızı ve özgünlüğü ıskalanmamalıdır!

Orhan Pamuk kendi retoriğinde özel bir şahsiyet derinliğine inilmeli ve karanlığı görülmelidir!

İşte o karanlığın dehlizlerinde yaptıkları,konuştukları,paylaşamadıkları aynası olunca,

Kaçınılmaz olarak vurduğu topun tarih kalesinde onu koruyacağız mı?

Yoksa ;tarihin sahnesinde kalemiyle mahkum mu edeceğiz!

Bizimle yani bu topraklarda aynı göğün altında yaşarken neden sıkıntıya gelemedi?

Biz içindeki bize cevapları kaçarak vermek nasıl bir onur du?

Kenya'ya kar yağarken hemde ilk kez memleketine yağan karları kirleterek gitmek

Onu ne kadar Pamuk bıraktı ki?

Nasıl oluyorsa ,nasıl es geçilir deniyorsa yapılan yamuklukları edebiyat yapmak

Evet, ancak Masumiyet müzesine sığınarak  kurtarılır

 Ruhumuz şad olsun efemmm...

Nobelin yanında yemede yanında yat emi!

www.tdk.gov.tr

 
BÜYÜKADA VE İSTANBUL

İnsanlığın penceresine açılan kapılardan içeri girince

O bahçedeki yaprakları selamlayıp,koklayıp,sarılıp nefes almak

Dünyayı bir diken koridoruna sıkıştıran karanlıklarla karşı karşıya yaşarken bile

İşte O Adaevin'deki ışığın yanağına dokunurken ,gözlerimin sis bulutları dağılmaya başladı

Güzel usta Berç Toroser yüreği'nin sergilerini açmışken herkese

O karelerin içine akan içtenlik abisi ,sinemamızın derin emekçisi Ediz Hun ve eşi aramızda

Ediz Hun'a , "Yaşasın!İlhan Selçuk! Kalemi ve Senfonisi ', Irak Eylem Günlüğü" kitaplarımı veriyorum

O sessiz saatlerin dakikalarında ayak üstü dertleşirken Ediz Hun kulağıma dostluk ateşini çalıyor!

Ahşap restorasyonun ustası Mimar Ernur Kalender, ressam Zümrüt Yavuz,

Yar yayınları sahibi Osman Yeşil ile akıyoruz..

Gelen konukların bir çoğu sanatın yaratıcı kanları ve onları karşılayan

Sibel Akkaşoğlu şefkati var ki sormayın

Zamanın torbasında durmayan yüreklerin ,yanına konan paylaşım elleri çoğalarak yürüyordu

Cep sanat galerisi sahibi İsmail Çelik,

Beyoğlu Ziraat Bankası Müdiresi Neşe hanım ve eşi gülen ışıklarıylaydı

Sanki ; Adaevi İstanbul'a  cevap vermek için gelmiş

Büyükadanın baş köşesine oturarak konuşuyordu

Bu yerin içinde çoğalacak sanat  kanının

İstanbul'a olan vefa borcu sanki ödeniyor gibiydi!

Aşk'ın çocukları okyanusuna açılırken

Boğazımıza yakın duran savaş tamtamları ve gelecek arayışında

Yine memleket dünya gündemine;

Şarkı söylemeye kırmızı ışıklarla karşılaşmaya devam ediyordu...

Bu kadar kaoitik ve doğurğan coğrafyama helal olsun demekten başka ne kaldı ki,

Yine aktığımız ışığın rüzğarına;

Heykeltraş Eti Behar, RessamNurcin Ramazanoğlu,

Serpil hanım ve kızı Emma, Ebru sanatçısı Nimet Özkan konarken

Büyükada sabahın ilk karşılaşmasında

Futbolumuzun ilk büyük yıldız Lefter ile 727 gol rekoru tadında

Yeşillenecek dünyamıza bakıp durduk

Ne insanlar ,ne ustalar,ne yaratıcılar geçiyor ve geçeçek

İSTANBUL;

Hem Ediz Hun'a hem Lefter'e hemde Berç Toroser'e atılan gollerin kalesinde

Durmaya devam et !

Çocukluğumuzun yüzü sana ve uyğarlığına koşarken coşuyor ki tıpkı Adaevi ocağıyla...

Son damlayı:Levon bey,Jaklin hanım , oğlu Artun ile İsmail bey  alkışladılar

Onlarla yaşadığımız gecenin

Onlarla sarıldığımız insanlığın kapısındayım hala...

www.ortaoyuncular.com

 

 
USTA RESSAM-KALİGRAF BERÇ TOROSER'İN RESİM SERGİSİ, "30 AĞUSTOS CUMARTESİ 2008" SAAT:17:30 AÇILIŞ..

Şu Pera'yı gözleri yapan sanatçılar yüreklerinde sakladıkları aşk çocukluğuyla

Karşınıza çıkar ya birden tanıyamazsınız onları şaşırır kalırsınız

Berç Toroser  o gülen yüzünde bu ateşi yakarak gelir yanınıza

Galata kulesi kadar vefakar ve asilliğiyle evrene nasıl baktığını çizmeye başlar ki

O zaman yaşanan hayatın sürrealist merdiven aralığına çıkar ,düşünmeye yol açmış olursunuz

Zaten gerçek sanatçıların tarihiyle doğan gerçek tarihin el,ayak izleri onlardan başkasında değildir!

Şimdi ustanın, 30 Ağustos 2008 Cumartesi  Saat :17:30  Büyükada , ADAEVİ'NDE özel bir sergisi var

O ince anlatımlarıyla 54'üncü sergisini paylaşmaya hazırlanıyor

Tıpkı Adaların toprak kokusu ruhuyla

 O gün yeniden şenlenecek olan Büyükada kültür evi

Çelik Gülersoy'un yüreğine bir kez daha su serpecek

İnsani aşkınızı yanınıza alıp gelin ve orada olacakları yaşayın derim!

Kabataş iskelesi sizin adımlarınızı bekliyor

Sergide "Atatürk'ten-Troçki'ye,Sait Faik'ten-Hüseyin Rahmi Gürpınar'a,Ünlü Futbolcumuz Lefter ,

Tuncel Kurtiz'den-Sezen Aksu'ya kadar yaklaşık yirmi beş çalışmasını sunuyor

Bir haftaya yakın yer verilecek sergiyi görmeden İstanbul'a görünmeyin derim!

Berç Toroser selamıyla..

ADAEVİ-ADALAR VAKFI

Büyükada İskele meydanı

0216-3825280

www.adalar-istanbul.org

 

 

 

 

 
KADİR EKŞİ'DEN DAMLALAR..

Bekliyorum

Bana düşman kesilen zamanın içinden çıkacak güzelliği

Gündüzün en karanlığında bekliyorum seni

Gelllll..

Gel ki gelişinle

Aydınlansın evren

Ve durmadan çalsın

Ağustos böcekleri

Bu kötü zaman tangosunun ardındaki seni

Ve Arjantini

Gözlerine bakarken

Kollarımdaki

Ve

Kollarımın üstündeki her zerreyi

Ve senin gelişini...

Bana düşman kesilen zamanın panzehiri

Gülüşünle arınıyor bedenim

Ve

Ter basıyor birden silik suretin dağılıyor rüzgarla

Rüzgar olamak istiyorum işte o an

Ayak parmaklarının arasından geçerek hissetmek tenini

 www.istanbuloyuncakmuzesi.com

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 126 - 150 Toplam: 352