Böyle bir soruya çoğunlukla büyük bir sessizlik içinde hayırlar yükselecektir

Ama onların içinde ben olmayacağım

Onu geç tanımanın açığıyla hemen kazdığı derinliklere inerek

Yeni oksijenler ve bilgiler aldım ki, kimse beni tutamaz

Neriman Özhatay anadolunun bilge kadınlarına su serperek ülkemizin karış karış yok edilen

Çiçek hatlarına müdahale ederek sonsuz çalışma saatleriyle bütün hayatını koymuş durumda

Peki , bu çiçek cennetine neden sahip çıkan bilim insanlarına daha saygın ve sevgin davranılamaz mı?

O yüzden karış karış gezen ve alınteri döken Özhatay bilgemize selam durmakla adım atalım derim...

"Türkiye'nin BTC Boru Hattı Boyunca Önemli Bitki Alanları" raporuyla yeni bilgi ışıklarını armağan eden

Ve etrafındaki çalışma arkadaşlarıyla dünyanın evrensel ülkesi olduğunu söylemeye çalışan

Yeryüzü karanlığını aydınlatan Neriman Hocamıza teşekkürü borç bilir emeği önünde sevgiyle eğilirim...

Ona Ulaşmak için;Prof.Dr.Neriman Özhatay

İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi

Farmasötik Botanik Anabilim Dalı/ Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

"Anadoludan Çiçek Hattına Senfonisini" dinlerken...

 
Anasayfa
TÜRKÜLER DOLUSU

Kirazın derisinin altında kiraz

Narın içinde nar

Benim yüreğimde boylu boyunca

Memleketim var

Canıma ciğerime dek işlemiş

Canıma ciğerime

Sapına kadar

Elma dalından uzağa düşmez

Ne yana gitsem nafile

Memleketin hali gözümden gitmez

Binbir yerimden bağlanmışım

Bundan ötesine aklım  ermez

Yerliyim yerli olmasına

İlmik ilmik,damar damar

Yerliyim

Bir dilim Trabzon peyniri

Bir avuç tiftik

Bir çimdik cavdar

Bir tutam Şile bezi gibi

Dişimden tırnağıma kadar

Ressamım

Yurdumun taşından toprağından sürüp gelir nakışlarım

Taşıma toprağıma toz konduranın

Alnını karışlarım

Şairim şair olmasına

Canım kurban şiirin gerçeğine hasına

İçine insan kokusu sinmiş mısralara vurgunum

Bıçak gibi kemiğe dayansın yeter

Eğri büğrü, kör topal kabulum

Şairim

Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası

Ayak seslerinden tanırım

Ne zaman bir köy türküsü duysam

Şairliğimden utanırım

Şairim

Şiirin gerçeğini köy türkülerimizde bulmuşum

Türkülerle yunmuş yıkanmış dilim

Onlarla ağlamış ,onlarla gülmüşüm

Hey hey,yine de hey hey

Salınsın türküler bir uçtan bir uca

Evelallah hepsinde varım

Onlar kadar sahici

Onlar kadar gerçek

İnsancasına ,erkekçesine

"Bana bir bardak su" dercesine

Bir türkü söylemeden gidersem yanarım.

Ah bu türküler

Türkülerimiz

Ana sü"du" gibi candan

Ana sü"du" gibi temiz

Türkülerde tüter dağ dağ ,yayla yayla

Koyumuz,köylümüz,memleketimiz

Ah bu türküler,

Köy türküleri

Dilimizin tuzu biberi

Memleket ahvalini ondan sor

Kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen'i

Öleni,kalanı gidip gelmeyeni...

Ben türkülerden aldım haberi

Ah bu türküler köy türküleri

Mis gibi insan kokar mis gibi toprak

Hilesiz hurdasız çırıl çıplak

Dişisi dişi erkeği erkek

Kaşı  kaş gözü göz yarası yara

Bıçağı bıçak.

Ah bu türküler köy türküleri

Karanlık kuyularda açılmış çiçekler gibi

Kimin reyhasından geçilmez

Kimi zehir kimi zemberek gibi

 Ah bu türküler köy türküleri

Olgun bir karpuz gibi yarılır içim

Kan damlar ucundan mürekkep değil

İşte söz,işte ses,işte biçim:

Uzun kavak gıcım gıcım gıcılar

İliklerine kadar işlemiş sızı

Artık iflah olmaz kavak ağacı

Bu türkünün yüreğinde sancı var.

Ah bu türküler köy türküleri

Ne düzeni belli ne yazanı

Altlarında imza yok ama

İçlerinde yürek var

Cennet misali sevişen

Cehennemler gibi döğüşen

Bir çocuk gibi gülüp

Mağaralar gibi inleyen

Nasıl unutulur nasıl

Ömründe bir defa Kazım'ın türküsünü dinleyen

      BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU  (1913-1975)

www.utopyamuzik.com

 

 

 
İZMİR'DEN GELEN ÖĞRETMENİMİZİN İSTANBUL DA CANI NEDEN YANDI?

Bir ülke düşünün ki en değerli insanlarını çaresiz ve suçlu konumunda bırakıyor

İşte o öğretmenimiz işi nedeniyle Florya'dan

 Beyoğlu'na geri dönecek ve farkında bile olmadan soyuluyor

Bir elinde paltosu ve kumaş pantalonun arka cebi dolmuşta jiletle kesililir 

 Ruhu duymadan neyi varsa, neyi yoksa alınıyor

Farkına vardığında hemen

Tarlabaşındaki emniyet binasına gidip tutanak tutturarak bir belge almaya çalışırken

Oradan bir görevli emniyet mensubu

Bey amca sen bunların üstüne bir bardak su içi ver gitsin diye çiğ çiğ söylenir

Yani, be kardeşim aldığın maaşı ,yediğin ekmeği böyle mi koruyorsun?

Evet , hukuk herkese lazım ama önce hukukun içinde gugukların temizlenmesi  gerek!

Öğretmenimiz çok delikanlıca ve sorumluluk duygusuyla

 Yaşayan vatandaşlığıyla hesabını divana bırakarak

Bende yapabileceklerimi ileterek derin sohbetten yanından ayrılıp dumanımı

 Eloğlunda (Beyoğlu) sürdürüyorum

Ve Türkselle bağlanma günümü kutladığım dostları şenlendirerek ,

İnsanbul duvarlarını zorluyorum

Sulta'nın yine yiğitliği üstündeydi taktı takıştırdı ve beni yolladı Haliç'in sularına doğru

Yönüm Karagöz ve Yaşam kanıyla Lale'nin mutfağında devam etti ki

Gülcemal,Nuray,Ramazan,Serdar,Nursel ,Musa notalarını çalarken

Ben ayrıldım ve mağrama uzandım..

www.evrenselbasim.com

 
HAYATINIZ NEREYE AKIYOR?

Zamanın içinde akan bütün seslerimizi yanımıza alıp

Dualarımızın çığlığını yıkadığımızda

Yüreğimize konan insanlık bahçesinde

"Onur,Vefa,Paylaşmak" ekmeğimiz olsa kötü mü olur?

Dünya insanlığının gözyaşları sevince dönsün diye

Oynan oyunları bozma sancımızı armağan etsek memleket kurtulmaz mı?

İşte , Ergenekon masalıyla dayatılan girdabın karanlık yüzlerini yıkamaya hazır mısınız?

İlhan Selçuk ustanın mürekkebini kurutmaya çalışanlar

Doğu Perinçek'i zindanlara atanlar aşkın uykusuzluğunu anlayamadınız

Size yazık değil mi?

Sarıldığınız  memleket yakanızdan düşüyor ,kurtuluyor

Hayırlı olsun direnen devrimci kanlara alkış geliyorrrrrrrr...

 www.ernurkalender.com

 
UNUTTURMAK İSTEYENLERE: "YAŞASIN İLHAN SELÇUK!" KALEMİ VE SENFONİSİ GELİYORRR!
 
BERTOLT BRECHT'İN BİR SÖZÜ..

"Çok zordur öfke duyduğumuz insanlara birşeyler öğretmek, ama bu özellikle gereklidir,

çünkü asıl öfke duyduklarımızın öğrenmeye gereksinimi vardır"

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 176 - 200 Toplam: 352